ETKİNLİK

Mart 2026 İstanbul Sanat Ajandası: Bu Ay Kaçırmamanız Gereken En İyi Sergiler

Evdeki o çok sevdiğimiz okuma köşemize, kahve ritüellerimize biraz ara verip şehre karışma zamanı geldi. İstanbul, özellikle Mart ayıyla birlikte güncel sanatın kalbinin attığı devasa bir açık hava müzesine dönüşüyor.

Reklamlar

“The Gustos” Sanat Masası olarak, bu hafta sonu rotanızı oluşturmanızı sağlayacak, hafızalara kazınan devasa enstalasyonlardan geçmişin izini süren tablolara kadar şehrin en iddialı sergilerini tek bir rehberde topladık. Rahat ayakkabılarınızı giyin, sanat turumuz başlıyor!

1. Bağımsız Galerilerde Öne Çıkanlar (Karaköy & Nişantaşı Hattı)

Bağımsız galeriler bu bahar, bireysel hafıza ve modern dünyanın çıkmazları üzerine yoğunlaşıyor.

  • Mehmet Dere – “21:21” (SANATORIUM): Kısa bir süre önce detaylıca incelediğimiz bu harika sergi, 28 Mart’a kadar devam ediyor. Sayıların ezoterik anlamlarıyla kapitalist sistemin “kazı-kazan” yüzeylerini çarpıştıran sarsıcı bir deneyim.
  • Mehmet Resul Kaçar – “Benim İnandığım Tanrı’nın Öküzleri” (Galeri 77): 28 Mart’a kadar izlenebilen sergi, sanatçının çocukluk anılarından ve yetiştiği coğrafyanın etik değerlerinden beslenen, görsel dili çok kuvvetli bir anlatı sunuyor.
  • Nezir Akkul – “Snowblind” (Zilberman İstanbul): Çepo lakabıyla tanınan sanatçının İstanbul’daki ilk kişisel sergisi (22 Nisan’a kadar). İsimsiz manzaralar ve geçmişsiz topraklar üzerinden, ürpertici sadelikte devasa eserler vadediyor.
  • Burcu Urgut – “KHET” (x-ist): 11 Nisan’a kadar görülebilecek olan sergi, varlık ile yokluk arasındaki o ince çizgiyi temsilin ötesine taşıyarak sorguluyor.
  • Berke Yazıcıoğlu – “Helix” (Dirimart Pera): Modern insanın teknolojiyle olan sınavını ve “tektipleşmeyi” animasyonlar aracılığıyla duvarlara yansıtan, 26 Nisan’a kadar Pera’da deneyimlenebilecek dijital bir şölen.
  • Grup Sergisi – “…between leaving and breaking” (Anna Laudel): Ramazan Can, Ertuğrul Güngör ve Faruk Ertekin’in kültürel hafıza ile günümüz kaygılarını buluşturduğu diyalog odaklı bu sergi 5 Nisan’da sona eriyor.

2. Müzelerin Bahar Seçkisi: Kurumsal ve Devasa

Bütün bir günü ayırıp kaybolmak isteyeceğiniz, şehrin dev kültür kurumlarındaki ufuk açıcı seçkiler:

  • Nilbar Güreş – “Kadife Bakış” (Arter): Sanatçının 25 yıllık pratiğini bir araya getiren Türkiye’deki ilk kurumsal solo sergisi. 12 Nisan’a kadar devam eden seçkide; cinsiyet, doğa ve kültür arasındaki sınırları muğlaklaştıran muazzam kolajlar, heykeller ve videolar yer alıyor.
  • Edward Burtynsky – “Dönüşen Yeryüzü” (Borusan Contemporary): Perili Köşk’ün o muhteşem manzarasına karşı, doğanın insan eliyle nasıl tahrip edildiğini ve dönüştürüldüğünü gösteren sarsıcı fotoğraf sergisi (16 Ağustos’a kadar).
  • Semiha Berksoy – “Tüm Renklerin Aryası” (İstanbul Modern): Renzo Piano imzalı yeni ve harika binasında İstanbul Modern, Türkiye’nin efsanevi opera sanatçısı ve ressamı Semiha Berksoy’a saygı duruşunda bulunuyor. 200’ü aşkın eserin ve ses kayıtlarının bulunduğu retrospektif 6 Eylül’e kadar açık.
  • Hera Büyüktaşcıyan – “Hayalet Kuartet” (Arter): Kurtuluş ve Tarlabaşı gibi semtlerin kentsel hafızasından yola çıkan, doğanın dört elementini (ateş, su, hava, toprak) kullanarak ikilikleri sorgulatan büyüleyici bir sergi (9 Ağustos’a kadar).
  • “Islık Çalan Hafıza” (Yapı Kredi Müzesi): Akram Zaatari, Hilal Can ve Michael Rakowitz’in eserlerinin müze koleksiyonuyla harmanlandığı; Osmanlı’dan Mezopotamya’ya uzanan tarihi bir anlatı (7 Haziran’a kadar).

Gustos Yorumu: Şehri Hissetmek

Bir tabloya uzun uzun bakmak, bir heykelle aynı mekanda sessizce durmak ruhumuzun pasını siler. Sanat, modern hayatın o hızlı akışına atılmış en güzel “duraklatma” tuşudur. Mart ayının bu güzel günlerinde kendinize bir iyilik yapın ve bu sergilerden en az birine vakit ayırın.

Sizin bu hafta sonu rotanızda hangi galeri veya müze var?

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir