Mona Lisa her zaman bu kadar ünlü müydü? Hayır! Onu bir süperstar yapan şey, 1911’de Louvre’dan çalınmasıydı. Süpürge dolabında saklanan hırsız, şüpheli sandalyesindeki Picasso ve 2 yıl yatağın altında saklanan bir başyapıt…


Bugün Paris’e giden herkesin ilk durağı Louvre Müzesi, ilk hedefi ise Mona Lisa‘dır. Önünde öyle bir kalabalık vardır ki, tabloyu görmeniz neredeyse imkansızdır.
Peki size, Mona Lisa’nın 1911 yılına kadar Louvre’da sıradan bir duvarda, diğer tabloların arasında sessiz sedasız asılı olduğunu söylesek? Onu “Dünyanın En Ünlü Kadını” yapan şey, Da Vinci’nin fırçası kadar, basit bir hırsızın cesaretiydi.
Hazırsanız, güvenlik kameralarının olmadığı, dedektiflerin Sherlock Holmes gibi iz sürdüğü o sabahına dönüyoruz.
Olay Günü: 21 Ağustos 1911, Pazartesi
Müze o gün bakım nedeniyle kapalıydı. İçeride sadece görevliler ve tamirat yapan işçiler vardı.
- Hırsız: Vincenzo Peruggia. Müzede cam koruma işleri yapan, bıyıklı, sıradan bir İtalyan işçi.
- Plan: İnanılmaz derecede basitti. Pazar akşamı müzede saklandı (veya sabah işçi gibi girdi), süpürge dolabına gizlendi. Ortalık sakinleşince Mona Lisa’yı duvardan indirdi.
- Kaçış: Tabloyu çerçevesinden çıkardı, beyaz iş önlüğünün altına sakladı ve kapıdaki güvenlik görevlisine “Günaydın” diyerek elini kolunu sallaya sallaya çıktı.

Yokluğu 24 Saat Sonra Fark Edildi!
Ertesi gün müze açıldığında, bir ressam Mona Lisa’nın yerinde olmadığını gördü. Güvenliğe sorduğunda “Fotoğraf çekimi için stüdyoya götürülmüştür” cevabını aldı. Saatler sonra tablonun stüdyoda olmadığı anlaşılınca kıyamet koptu.
- Sonuç: Louvre 1 hafta kapalı kaldı. Gazeteler manşet attı: “Mona Lisa Kayıp!”
Şüpheliler Listesi: Pablo Picasso Sorguda!
Polis o kadar çaresizdi ki, herkese saldırıyordu. O dönem Paris’te yaşayan ve müzeden “ödünç alınan” (çalınan) bazı heykellerle bağlantısı olduğu düşünülen genç Pablo Picasso ve şair Guillaume Apollinaire gözaltına alındı!

- Picasso, karakolda sorgulandı, ağlayarak suçsuz olduğunu anlattı ve delil yetersizliğinden serbest bırakıldı.
Tablo Neredeydi?
Tüm dünya onu ararken, Mona Lisa aslında Louvre Müzesi’nin sadece birkaç sokak ötesinde, Vincenzo Peruggia’nın döküntü dairesindeki yatağının altındaki bir sandıkta duruyordu! Peruggia, tabloyu tam 2 yıl boyunca orada sakladı. Üzerinde uyudu, yemek yedi…

Yakalanış: Vatanseverlik mi, Para mı?
1913 yılında Peruggia, tabloyu satmak için harekete geçti. Floransa’daki bir galeri sahibine mektup yazdı: “Leonardo’nun eserini İtalya’ya geri getirdim. O Fransa’da çalıntıydı, ait olduğu yere dönmeli.”
- Tutuklama: Galeri sahibi tabloyu görünce polise haber verdi. Peruggia yakalandı.
- Savunma: Mahkemede “Napolyon’un İtalya’dan çaldığı eserleri geri almak istedim, ben bir vatanseverim” dedi. (Oysa Mona Lisa’yı Napolyon çalmamıştı, Da Vinci bizzat Fransa Kralı’na satmıştı).
- Ceza: İtalyan halkı onu kahraman ilan etti. Sadece 7 ay hapis yattı.
Bir İkonun Doğuşu
Mona Lisa, Louvre’a geri döndüğünde artık sadece bir tablo değildi. O, kaybolup geri dönen bir efsaneydi. Gazetelerin manşetlerinden inmemiş, kartpostalları basılmış, şarkılara konu olmuştu.
Bugün o kurşun geçirmez camın arkasındaki gizemli gülümsemenin bir sebebi de belki budur: “Beni 2 yıl boyunca bir yatağın altında sakladınız ama bakın şimdi bana tapıyorsunuz.”

Gustos Dedektiflik Bürosu Notları
Bu hikaye bize şunu gösterir: Bir eserin değeri, bazen hikayesinde gizlidir.
- Meraklısına: Eğer bu konu ilginizi çektiyse, 1930’larda gerçekten yaşamış olan ve Nazilere sahte Vermeer tabloları satan Han van Meegeren‘in hikayesini de araştırmalısınız.
Sizce Peruggia gerçekten vatansever miydi, yoksa sadece yakalandığı için mi bu bahaneyi uydurdu?
