SİNEMA-TV

Günün Yorgunluğuna Birebir: En İyi ve Sitcom Önerileri

Günün koşturmacasını bitirip nihayet derin bir nefes aldığımız o anlar yok mu? Özellikle evde oradan oraya koşturan enerjik bir ufaklığın peşinden koşarken ve bir yandan da minik bir bebeğin bitmek bilmeyen ihtiyaçlarına sevgiyle yetişmeye çalışırken, akşamları koltuğa yığılıp izlenen o 20 dakikalık komedi molaları adeta hayat kurtarıyor. Ağır dramalar, karmaşık kurgular ve uzun bölümler bazen zihnimizi daha da yorabiliyor. İşte tam da böyle anlarda, karakterlerini ailemizden biri gibi benimsediğimiz, her bölümünde yüzümüzü gülümseten sitcom’lar (durum komedileri) imdadımıza yetişiyor.

Reklamlar

Eğer izleyecek yeni bir şeyler arıyor, “Beni yormasın, sadece güldürsün ve iyi hissettirsin” diyorsanız, sizin için hazırladığım bu samimi listeye mutlaka göz atın. İşte ekran başında keyifle vakit geçireceğiniz, birbirinden eğlenceli sitcom önerileri!

1. The Office

“Bölüm bittiğinde bir sonrakine geçmemek için kendimi zor tutuyorum” dedirten dizilerin başında The Office geliyor. Dunder Mifflin Kağıt Şirketi’nin Scranton şubesinde çalışan bir grup ofis çalışanının günlük hayatını “sahte belgesel” (mockumentary) tarzında anlatan bu dizi, başlarda “Utanç verici anlara ne kadar dayanabilirim?” dedirtse de birkaç bölüm sonra bağımlılık yapıyor. Dünyanın en iyi niyetli ama bir o kadar da sınır bilmez patronu Michael Scott, şakacı Jim, kurallara takıntılı Dwight ve diğerleri… Hepsini ofis arkadaşınızmış gibi hissedeceksiniz.

2. Modern Family

Adı üzerinde; modern, büyük, karmaşık ve inanılmaz tatlı bir aile! Üç farklı ama birbiriyle bağlantılı ailenin hayatını anlatan Modern Family, hem çok komik hem de kalbinizi ısıtacak kadar duygusal. Farklı jenerasyonların, farklı kültürlerin ve farklı ebeveynlik tarzlarının nasıl bir araya gelip muhteşem bir sevgi bağı oluşturduğunu izlemek harika bir deneyim. Đặc biệt, Phil Dunphy karakterinin eşsiz babalık tarzına ve hayata bakış açısına gülmemek imkansız.

3. Brooklyn Nine-Nine

New York Polis Departmanı’nın (NYPD) 99. bölgesinde geçen bu dizi, suç ve polisiye temasına bambaşka, inanılmaz neşeli bir açıdan yaklaşıyor. Çocuk ruhlu ama çok yetenekli dedektif Jake Peralta ile taş yüzlü, kuralcı Yüzbaşı Raymond Holt arasındaki dinamik dizinin belkemiğini oluşturuyor. Dizinin en güzel yanı ise karakterlerin hiçbirinin tek boyutlu olmaması; hepsi zamanla gelişiyor ve aralarındaki ekip ruhu size “Keşke ben de bu karakolda çalışsaydım” dedirtiyor.

4. Seinfeld

Sitcom dünyasının atası, “hiçbir şey hakkında olmayan” o efsanevi dizi! 90’lı yılların ruhunu buram buram hissedeceğiniz Seinfeld, dört bencil ama bir o kadar da komik New Yorklunun (Jerry, George, Elaine ve Kramer) günlük hayattaki en ufak ve en önemsiz detayları nasıl devasa sorunlara dönüştürdüğünü anlatıyor. Gözleme dayalı mizahı o kadar güçlü ki, bugün bile günlük hayatta başımıza gelen pek çok olayda “Aynı Seinfeld bölümü gibi!” demekten kendinizi alamayacaksınız.

5. The Big Bang Theory

Dört parlak ama sosyal açıdan oldukça beceriksiz bilim insanının dünyasına, karşı daireye taşınan güzel ve sosyal Penny’nin girmesiyle başlayan bu macera, tam 12 sezon boyunca izleyicileri ekrana kilitledi. Özellikle Sheldon Cooper’ın takıntıları ve kurallarıyla baş etmeye çalışan grubun halleri kahkaha garantili. Karakterlerin ilk sezondan son sezona kadar gösterdikleri duygusal büyüme ve nerd (inek) kültürünü ana akıma taşıması, bu diziyi özel kılan detaylardan.

6. The Good Place

Ölümden sonraki hayat nasıl bir yerdir? Sadece iyi insanların gittiği “İyi Bir Yer” (The Good Place) tasarımında bir hata olursa ne olur? Hayatı boyunca pek de iyi bir insan olmamış Eleanor Shellstrop, yanlışlıkla “İyi Bir Yer”e gönderildiğini fark edince orada kalabilmek için iyi bir insan olmayı öğrenmek zorunda kalır. Etik ve ahlak felsefesini komediyle harmanlayan, ters köşeleriyle aklınızı başınızdan alacak, inanılmaz zekice yazılmış ve kalbinizi ısıtacak eşsiz bir yapım.

7. New Girl

Sevgilisinden ayrıldıktan sonra internet üzerinden bulduğu üç bekar erkeğin evine dördüncü ev arkadaşı olarak taşınan, fazlasıyla iyimser, tuhaf ve şarkı söylemeyi seven Jess’in hikayesi. New Girl, tam bir “feel-good” (iyi hissettiren) dizi. Ev arkadaşlarının arasındaki o tatlı kaos, romantik gerilimler ve Schmidt’in bitmek bilmeyen takıntıları sizi anında kendi dünyalarına çekecek. Kendinizi yorgun hissettiğiniz günlerde terapi gibi gelecek bir dizi arıyorsanız, aradığınız şey kesinlikle bu loft dairesinde.

8. Entourage

Eğer Hollywood’un ışıltılı, hızlı ve biraz da acımasız dünyasının arka planında neler döndüğünü merak ediyorsanız Entourage tam size göre. Queens, New York’tan Los Angeles’a uzanan bu hikayede, genç ve yükselen bir yıldız olan Vincent Chase ile onunla birlikte bu rüya hayatı yaşayan çocukluk arkadaşlarının (ve tabii ki asabi ama dahi menajeri Ari Gold’un) maceralarını izliyoruz. Hızlı temposu, ünlü konuk oyuncuları ve sarsılmaz dostluk temasıyla oldukça keyifli bir seyirlik.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir