Anadolu’nun kapılarını araladığınızda sizi karşılayan ilk şehirlerden biridir Diyarbakır. Sadece Güneydoğu’nun değil, dünyanın en köklü yerleşim yerlerinden biri olan bu kadim kent, her sokağında farklı bir medeniyetin fısıltısını taşır.


Çin Seddi’nden sonra dünyanın en uzun savunma duvarlarına ev sahipliği yapan, UNESCO Dünya Mirası listesindeki değerleriyle göz kamaştıran Diyarbakır, tarih tutkunları için adeta açık hava müzesi niteliğindedir.
Peki, rotanızı Diyarbakır’a çevirdiğinizde tarihin tozlu sayfaları arasında kaybolmak için nerelere gitmelisiniz? İşte Diyarbakır’da mutlaka görmeniz gereken tarihi mekanlar.
1. Taşın En Görkemli Hali: Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri
Listenin başında elbette UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan o muazzam ikili var. Diyarbakır Surları, yaklaşık 5,5 kilometre uzunluğuyla kenti bir yüzük gibi sarar. Dağkapı, Urfakapı, Mardinkapı ve Yenikapı olmak üzere dört ana kapısı bulunan surların üzerine çıktığınızda, Dicle Nehri’nin beslediği Hevsel Bahçeleri‘nin yemyeşil manzarasını izleyebilirsiniz. Burası sadece bir manzara değil, 8 bin yıllık bir tarım hafızasıdır.

2. Anadolu’nun İlk Camisi: Diyarbakır Ulu Camii
Diyarbakır Ulu Camii, sadece bir ibadethane değil, İslam mimarisinin Anadolu’daki mihenk taşıdır. 639 yılında kiliseden camiye çevrilen bu yapı, İslam dünyasında 5. Harem-i Şerif olarak kabul edilir. Avlusuna girdiğinizde sizi karşılayan taş işçiliği, güneş saati ve o mistik atmosfer, zamanı bir süreliğine durdurur. Şam Emevi Camii’ne olan benzerliğiyle de dikkat çeken yapı, şehrin kalbinin attığı yerdir.

3. Tarihi Bir Kahvaltı Durağı: Hasan Paşa Hanı
Sur içinde gezerken yorulduysanız ve tarihi dokuyu hissederek soluklanmak istiyorsanız adresiniz bellidir: Hasan Paşa Hanı. 16. yüzyılda Sokullu Mehmet Paşa’nın oğlu tarafından yaptırılan bu han, günümüzde özellikle meşhur Diyarbakır kahvaltısı ile özdeşleşmiştir. İki katlı yapısı, geniş avlusu ve ortasındaki şadırvanıyla, hem göze hem de damağa hitap eden eşsiz bir mekandır.

4. Efsanelerin Evi: On Gözlü Köprü (Dicle Köprüsü)
Dicle Nehri’nin iki yakasını birleştiren, türkülere konu olmuş efsanevi yapı: On Gözlü Köprü. Mervaniler döneminde, 1065 yılında inşa edilen bu köprü, kesme bazalt taşlarıyla yapılmıştır. Köprü üzerinde gün batımını izlemek, Diyarbakır gezinizin en romantik ve fotojenik anlarından biri olacaktır. Köprünün hemen yanındaki çay bahçelerinde oturup Dicle’nin serinliğini hissetmeyi unutmayın.

5. Dört Ayaklı Minare (Şeyh Mutahhar Camii)
Dünyada bir benzeri daha olmayan mimari bir harika… Akkoyunlular döneminden kalma Dört Ayaklı Minare, yekpare dört taş sütun üzerinde duran dünyadaki tek minare olma özelliğini taşır. Halk inanışına göre sütunların altından 7 kez geçenin dileğinin kabul olduğuna inanılır. Yapı, mimari dengesi ve estetiğiyle görenleri hayran bırakır.
6. Kahve ve Huzur: Sülüklü Han
Adını bir zamanlar avlusundaki kuyudan çıkarılan ve şifalı olduğuna inanılan sülüklerden alan Sülüklü Han, bugün şehrin en popüler kahve duraklarından biri. 1683 yılında yapılan han, özellikle “menengiç kahvesi” veya süryani şarabı denemek isteyenler için otantik bir atmosfer sunar. Demir parmaklıkların ardındaki avluda, asırlık ağaçların gölgesinde oturmak paha biçilemezdir.

7. Roma’nın Doğu Sınırı: Zerzevan Kalesi
Şehir merkezinin biraz dışında, Çınar ilçesinde yer alsa da son yılların en büyük arkeolojik keşiflerinden biri olduğu için bu listeye girmeyi hak ediyor. Roma İmparatorluğu’nun doğudaki sınır garnizonu olan Zerzevan Kalesi, bünyesinde barındırdığı Mithras Tapınağı ile tüm dünyanın ilgisini çekiyor. Gizemli yeraltı yapıları ve stratejik konumuyla tarih meraklılarını büyülüyor.

Diyarbakır’ı Yaşamak
Diyarbakır’ın tarihi mekanları sadece taştan ve duvardan ibaret değildir; her biri yaşanmışlık, inanç ve kültür mozaiğinin birer parçasıdır. Bu şehri gezmek, bir turist olmaktan öte, tarihin kendisine misafir olmaktır.
