
Büyük eserler kolay ortaya çıkmıyor. Kütüphanemizde hayranlıkla okuduğumuz o klasiklerin arkasında; takıntılar, garip ritüeller ve bazen de büyük trajediler yatıyor.

Edebiyat dünyasının “Normal” sınırlarını zorlayan, okuduğunuzda o yazara bakış açınızı değiştirecek en ilginç anekdotları, “The Gustos” Kitap Kurdu köşesi için derledik.
1. Victor Hugo ve “Zorunlu Hapis” Yöntemi
“Notre Dame’ın Kamburu”nu okudunuz mu? Eğer okuduysanız, bu kitabın bitmesini Hugo’nun yardımcısına borçluyuz.

- Hikaye: Victor Hugo, kitabın teslim tarihine yetişemeyeceğini anlayınca radikal bir karar alır. Bir şal hariç tüm kıyafetlerini bir odaya kilitler ve anahtarı yardımcısına verir.
- Amaç: Dışarı çıkacak kıyafeti olmadığı için evden çıkamaz, sosyalleşemez ve mecburen masaya oturup yazmak zorunda kalır. Kitap bu “gönüllü ev hapsi” sayesinde zamanında biter.
2. Honoré de Balzac ve Ölümcül Kahve Tutkusu
Eğer kahve içmeden ayılamayanlardansanız, Balzac’ın yanında amatör kalırsınız.

- Hikaye: Ünlü Fransız yazar, günde ortalama 50 fincan kahve içerdi. Hatta kahve yapmaya vakit bulamadığında, kahve çekirdeklerini çiğneyerek yediği söylenir.
- Sonuç: Bu korkunç kafein yüklemesi sayesinde “İnsanlık Komedisi” gibi devasa bir külliyatı yazdı ama kalbi buna sadece 51 yıl dayanabildi. Bir nevi, hayatını kahveyle takas etti.
3. Agatha Christie’nin Kendi Romanına Dönüşen Hayatı
Polisiye kraliçesi, yarattığı karakterler kadar gizemli bir olay yaşadı.

- Hikaye: 1926 yılında, kocasının kendisini aldattığını öğrendikten sonra Agatha Christie bir gece ansızın ortadan kayboldu. Arabası bir uçurumun kenarında terk edilmiş halde bulundu. Tüm İngiltere, polisler ve hatta Arthur Conan Doyle (Sherlock Holmes’un yazarı) onu aradı.
- Final: 11 gün sonra bir otelde, kocasının sevgilisinin soyadıyla kayıt yaptırmış halde bulundu. Hafızasını mı kaybetti, yoksa kocasına ders mi vermek istedi? Bu sırrı mezara götürdü.
4. Franz Kafka ve İhanetin En Güzeli
Bugün Kafka okuyabiliyorsak, bunu arkadaşının ona “ihanet etmesine” borçluyuz.

- Hikaye: Özgüveni çok düşük olan Kafka, ölmeden önce en yakın arkadaşı Max Brod’a bir vasiyet bıraktı: “Öldüğümde, yazdığım her şeyi (Dava, Şato, Dönüşüm dahil) okunmadan yakmanı istiyorum.”
- İhanet: Max Brod, arkadaşının son isteğini yerine getirmedi ve hepsini yayımlattı. Eğer Brod sözünü tutsaydı, bugün 20. yüzyıl edebiyatının en önemli eserlerinden mahrum kalacaktık.
5. Mark Twain ve Halley Kuyruklu Yıldızı
Amerikan edebiyatının babası Mark Twain’in hayatı, kozmik bir şaka gibiydi.

- Hikaye: Yazar, 1835 yılında Halley Kuyruklu Yıldızı’nın Dünya’nın yakınından geçtiği gün doğdu. Hayatı boyunca “Ben o yıldızla geldim, onunla giderim” dedi.
- Kehanet: Gerçekten de Halley Kuyruklu Yıldızı’nın bir sonraki geçişi olan 1910 yılında, yıldızın göründüğü günün ertesinde hayatını kaybetti.
Gustos Yorumu: “Normal” Olan Kim?
Bu hikayeler bize gösteriyor ki; yaratıcılık bazen kaosun içinden doğar. Belki de o çok sevdiğimiz yazarların “tuhaf” halleri, dünyayı bizden farklı görmelerinin bir bedeliydi.
Sizin en şaşırdığınız hikaye hangisi? Balzac’ın kahve krizi mi, yoksa Hugo’nun kıyafet hapsi mi?
