GUNDEM

Okul Koridorlarında Yankılanan Acı: Türkiye’yi Yasa Boğan İki Gün ve Büyüyen Endişemiz

Türkiye, son iki gündür eğitim yuvalarından gelen, kan donduran ve hepimizi derin bir yasa boğan silahlı saldırı haberleriyle sarsılıyor. Okul bahçelerindeki çocuk cıvıltılarının yerini siren seslerine bıraktığı bu karanlık 48 saatin bilançosu, bir vatandaş ve bir insan olarak kabullenmesi çok zor bir tablo sunuyor.

Reklamlar

İlk Şok: Siverek’te Lisede Dehşet (14 Nisan)

Kabus, 14 Nisan günü Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde başladı. Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne av tüfeğiyle giren 2007 doğumlu bir şahıs, okul koridorlarında ve bahçede dehşet saçtı. Bu korkunç saldırıda 10 öğrenci, 4 öğretmen, olay yerine intikal eden 1 polis memuru ve 1 kantin görevlisi olmak üzere toplam 16 kişi yaralandı. Saldırgan, polisin müdahalesi sırasında kendi yaşamına son verdi.

Tam “Neler oluyor, okullara nasıl bu kadar kolay silahla girilebiliyor?” diye sorarken, asıl büyük ve yıkıcı acı bir gün sonra geldi.

Kahramanmaraş’ta Kapkara Bir Çarşamba (15 Nisan)

Dün öğle saatlerinde, henüz Siverek’in şokunu atlatamamışken Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu’ndan gelen haberler tüm Türkiye’nin yüreğine ateş düşürdü. Öğrencilerin dağılma vakti sırasında, yine aynı okulun 8. sınıfında okuyan bir öğrenci, sırt çantasında okula soktuğu silahlarla hedef gözetmeksizin ateş açtı.

Sonuç kelimenin tam anlamıyla bir katliamdı: Sekizi o gencecik, hayalleri olan öğrenci ve biri onları korumaya çalışan öğretmen olmak üzere dokuz canımızı kaybettik. Saldırganın kargaşa anında intihar ettiği olayda, altısı yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren 13 kişi de yaralandı.

Alınan Güvenlik Önlemleri Yeterli mi?

Peş peşe gelen bu iki sarsıcı olayın ardından, İçişleri ve Milli Eğitim Bakanlıkları acil olarak harekete geçti ve 81 ildeki tüm eğitim kurumlarında güvenlik tedbirlerinin en üst seviyeye çıkarıldığını duyurdu.

  • Ankara’da Sıkı Denetim: Başkentte ilk, orta ve lise çevrelerinde polis ekipleri geniş çaplı GBT (Genel Bilgi Toplama) ve durum kontrolleri başlattı.
  • Okullarda Sabit Polis Görevi: Yapılan açıklamalara göre artık okul önlerinde en az iki polis memuru sabit olarak görevlendirilecek. Eğitim saatleri boyunca öğretmen ve öğrencilerin güvenliği için gerektiğinde takviye motorize ekipler de anında sürece dahil edilecek.
  • Dijital Tehditler Kapatıldı: Olayların ardındaki psikolojik ve sosyolojik çürümeyi işaret eden bir diğer detay ise siber suçlarla ilgiliydi. Gençleri şiddete teşvik eden, karanlık içeriklerin paylaşıldığı tam 93 Telegram grubu bu olayların ardından acilen kapatıldı.

Babanın Feryadı: “Oğlum Öldürüldü!”

Böylesi büyük travmalarda toplum olarak en çok şeffaflığa ve empatiye ihtiyaç duyarız. Ancak Kahramanmaraş’ta yaşanan o yürek burkan an, maalesef bu empatiden çok uzaktı. Olay yerinde açıklama yapan Kahramanmaraş Valisi’ne doğru acıyla, çaresizlikle ve bir babanın en derin feryadıyla “Oğlum öldürüldü!” diye bağıran acılı bir babanın yaka paça susturularak oradan uzaklaştırılması, vicdanlarda derin bir yara açtı. O babanın feryadı, aslında bugün çocuklarını okula gönderen tüm anne babaların ortak çığlığıydı ve susturulması değil, sarıp sarmalanması gerekiyordu.

Bundan Sonra Ne Olacak?

Artık sadece metal dedektörlerini, okul duvarlarının yüksekliğini veya kapıdaki polis sayısını değil; çocuklarımızın ruh sağlığını, şiddetin sosyal medyada ve dijital platformlarda nasıl bu kadar normalleştiğini, bireysel silahlanmadaki tehlikeli artışı çok derin bir şekilde sorgulamamız gerekiyor.

Evlatlarımızı kalem tutmaları, hayal kurmaları ve güvenle büyümeleri için gönderdiğimiz okullar, hiçbir çocuğun veya ebeveynin kabusu olmamalı. Hayatını kaybeden pırıl pırıl çocuklarımıza ve kıymetli öğretmenimize Allah’tan rahmet, yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren yaralılara acil şifalar diliyoruz. Umarız bu, Türkiye’de bu acıyı konuştuğumuz son gün olur.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir