EDEBİYAT- KİTAP

Acıyı Mizah İle Buluşturan Jean-Louis Fournier’in Edebiyat Dünyası

Fransız edebiyatının ironik anlatımı ile sivri bir dile sahip yazarı Jean-Louis Fournier, okuyucuyu güldürürken aynı zamanda kalplere dokunmayı başardığı eserleriyle tanınıyor. Mizahı kalkan gibi kullanarak aile bağları, engelli hayat, kayıp, inanç gibi zor temalara eserlerinde yer veren sanatçı, kendi hayatından damıttığı hikayeleri ile evrensel duygulara parmak basıyor. Onun külliyatı; acıyı, çaresizliği ve sevgiyi ironik bir nezaket ile anlatan, her satırda okuru düşünmeye sevk eden bir yolculuğa çıkarıyor.2008 yılında Prix Femina ödüllerini kazanan Fournier’in iz bırakan eserlerine yakından bakıyoruz.

Reklamlar

1)Asla Kimseyi Öldürmedi Benim Babam

Otobiyografik bir eser olan Asla Kimseyi Öldürmedi Benim Babam, yazarın alkolik ve katı babası ile olan mesafeli ilişkisini anlatıyor. Bir çocuğun babasının eksikliği ile büyümesinin ne demek anlatırken, kendine has ironik ve hüzünlü mizahı yine başrolü kapıyor. Şiddet uygulamayan bir baba olsa da, duygusal anlamda yanında olmayan babasını kaleme aldığı eser trajikomik bir portreye dönüşüyor. Eser, kırgınlığın arkasındaki sevgi ve yetersizliğin içinde kalan özleme dair güçlü izler taşıyor.

2)Nereye Gidiyoruz Baba?

2008 yılında Prix Femina ödülünü kazanarak büyük bir yankı uyandıran kitabında yazar, engelli iki oğlu ile yaşadığı hayatı, samimi ve kara mizah ile anlatıyor. Baba olmanın zor yanlarını süslemeye gerek duymadan ama dramatize etmeden okuyucuya sunuyor. Toplumun sessiz bıraktığı konuyu kendine has tarzıyla görünür kılarken, içi işleyen bir anlatı kuruyor. Nereye Gidiyoruz Baba? Sıradan bir anı kitabı olarak değil kabullenme ve sevginin incelikli bir yazınsal ifade olarak okurun karşısına çıkıyor.

3) Dul

Jean-Louis Fournier, bu eserinde hayat arkadaşını kaybeden bir adamın hislerine ve iç dünyasına çarpıcı bir ışık tutuyor. Mizah ile harmanladığı hüzünlü dili ile kaybın arkasından tutulan yası ve kırılganlığı anlatıyor. Yas duygusunun anlatıldığı eserlerin dışına çıkarak, acıyı incelikle işlerken sevginin sessizlikte bile nasıl devam ettiğini gösteriyor. Yazar bu kitabında sadece eşinin arkasından bir mektup değil, aynı zamanda yaşamın sona ermesine dair bir yüzleşme sunuyor.

4) Kuzeyli Annem

Ünlü sanatçının hayatındaki en derine işleyen sevgi figürlerinden biri olan annesine duyduğu şefkati, hayranlığı ve özlemi anlatıyor. Fransa’nın kuzeyinden gelen annesi, sabırlı, sessiz ama bir o kadar da güçlü bir kadın portresi çizerken; Fournier’in dokunaklı üslubu yine mizah ile harmanlanarak kalplere işliyor. Yazar Kuzeyli Annem kitabı ile sadece bir anneye değil, aynı zamanda çocukluğuna, yitirilen geçmişe bir ağıt olarak kaleme alıyor. Sade ve akıcı dili ile her yaştan okura hitap eden eser, anne-oğul ilişkisini gözler önüne seriyor.

5) Son Siyah Saçım

Yazar, son siyah saçım kitabında kaçılmaz olan yaşlanmayı alaycı bir bilgelik ile ele alıyor. Zamanın izlerini eğlenceli bir şekilde ama aynı zamanda bir erkeğin yaşlandıkça oluşan fiziksel değişimini, geçmişe bakıp bugünü sorgulamasını ironik bir bakış açısı ile işliyor. Okuyucuyu kimi zaman güldüren kimi zaman duygulandıran bu eser, yaşlanmanın sadece fiziksel bir değişim olmadığını bunu dışında içsel bir dönüşüm olduğunu hatırlatıyor.

6) Otopsim

‘’Öldükten sonra ne olacağımı görmek için öldüm.” diyen Jean-Louis Fournier, daha önce görülmemiş anlatım tarzı ile ölümünü ve otopsisini kaleme alıyor. Bunu tıbbi bir belge niteliğinde değil, tam tersi insanın kendine dışarıdan bakma cesaretini gösterdiği çarpıcı, ironik ve zekice yazılmış bir mektup. Mizahın keskin dili ile harmanladığı Otopsim kitabında yazar, kalbinden beynine kadar olan bütün anılarını masa yatırmaktan çekinmiyor.

7)Tek Yalnız Ben Değilim

 Fournier Tek Yalnız Ben Değilim kitabında, evrensel duygulardan biri olan yalnızlığı temel alıyor. Her kitabında olduğu gibi, karamsar bir dil ile değil mizah ve hüznü harmanlayarak derinlikli bir anlatım sunuyor. ‘Böyle hisseden bir tek ben miyim?’ sorusuna, dünyadaki birçok insanın yalnızlık duygusu ile baş başa olduğunu hissettiriyor. Kitap alt metinde yalnızlığın korkulacak bir şey olmadığını, bu duyguyu anlamayı ve kabul etmenin yollarını okuyucuya anlatıyor. Fournier okurun iç dünyasına yeni bir pencere açmayı başarıyor.

8)Bekleyecek Vaktim Kalmadı Artık

Jean-Louis Fournier, bu samimi anlatısında ölüm gerçeğine hayatının son döneminde olan bir adamın gözünden bakıyor. Eser, zamanın çok hızlı akıp gittiğini, ertelemeye vaktin kalmadığı bir yaşta yazılmış, hem hüzünlü hem de rahatlatıcı bir veda mektubu. Bekleyecek Vaktim Kalmadı Artık kitabında Fournier, kendi ömrünü mizahla ve kabulleniş ile tartarken okuyucuya ‘sen şimdi ne yapıyorsun?’ sorusunu sessizce soruyor. Hayata geç kalmamak gerektiğini hatırlatan sade ve çarpıcı bir yolculuk.

9)Dul Ölümsüz Eş Arıyor

Jean-Louis Fournier, eşinin kaybının ardından gelen sessizliği mizahla harmanlayarak kaleme alıyor. Bir eşin ardından yazılmış hüzünlü bir ilan değil; hayatın devam eden döngüsüne, yalnızlığa ve yaş almaya dair içten itiraflar içerin bir iç konuşma. Okuyucu güldürürken hüzünlendiren bu kitap, yas tutan adamın sadece geçmişe değil, yeniden sevebilme ihtimaline karşı bakışını anlatıyor.

10)Küçük Kardeşim

Küçük kardeşim isimli eserde zihinsel engelli kardeşe karşı duyulan sevgi ile birlikte yaşanan karmaşık duygular, alaycı bir üslup ile anlatılıyor. Ne tamamen acıklı ne de sadece eğlenceli olan bu metin, farklılıkların ve çaresizliğin gölgesinde büyüyen iki kardeşin hikayesini taşıyor. Fournier, toplumun dışlayıcı bakışına ve iç hesaplaşmalara yer vererek, samimi ve çarpıcı bir anlatı sunuyor. Bu eser, eksik kabul edilen bir hayatın aslında ne kadar dolu olabileceğini hatırlatıyor.

11)Ne Düşünüyorsun?

Jean-Louis Fournier, bu sefer suskunlukların arkasında kalan düşünceleri mizahi bir gerçek ile ele alıyor. İnsanlar konuşmuyorken akıllarından neler geçtiğine dair, sıradan anların ardındaki düşünce girdabını kurcalayarak kendimize ve etrafımızdaki insanlara farklı bir gözle bakmamızı sağlıyor. Ne Düşünüyorsun? Yüksek ses ile söylenmeyen ama içten içe yankılanan bir dünyanın kapılarını açıyor.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir