
Modern sanat akımları, hem kültürel hem de tarihsel bağlama karşı ortaya çıkmıştır. İnsanlar kendilerini anlatmak için müzik, resim gibi birçok yola başvurmuştur. Sanat kendini ve dünyayı anlatmak isteyenlerin aracı olmuştur. Modern sanat akımları, ressamların dünyayı olduğu gibi anlatmayı bırakması ile ortaya çıkmıştır. Sanatçılar bu akımlarda geleneksel tarzları ve teknikleri kullanmamaya çalışıyorlardı. Bu çalışma yeni ve orijinal bir sanat yaratma arayışına gitmelerine sebep olmuştur. Modern sanat hareketleri aynı zamanda ortaya çıktıkları dönemin sosyal, politik ve ekonomik özelliklerinden ve diğer akımlardan etkilenmiştir. 19. yüzyılın sonlarında ortaya çıkan 20 yüzyılın sonuna kadar devam eden modern sanat akımlarını birlikte inceleyelim.

1)Empresyonizm, İzlenimcilik
Claude Monet isimli ressamın 1872 yılında yaptığı ‘izlenim, Gündoğumu’ eseriyle 1840-1920 yılları arasında ortaya çıkan ilk modern sanat akımı olarak bilinir. Doğayı izlerken ortaya çıkan bu tablo resim sanatını resim atölyelerinden doğaya taşımıştır. Empresyonizm akımında ışık ve renkler ön plana çıkarılmıştır. Anlık izlenimlerin resmedilmesi ile yola çıkan akımda sık sık manzara resimleri görülmektedir. Claude Monet dışında, Edgar Degas ve Pierre-Auguste Renoir’in tabloları da bu akımda yerini bulmuştur.
2) Post-Empresyonizm
1880’ler de başlayan akım 1905 yılına kadar devam etmiştir. Empresyonizmin devamı olan bir akımdır. En büyük farkları daha fazla duygu ve sembol içermesidir. Renkler daha yoğun kullanılır formlar daha belirgindir. Gerçekçi tablolar yerine duyguların ön planda olduğu öznel yorumu resim sanatına katan bu akım, alışılmadık eserler ortaya çıkarmıştır. En önemli temsilcisi Vincent Van Gogh olan Post-Empresyonizm akımında Paul Cézanne ve Paul Gauguin’in tabloları bulunuyor.

3) Fovizm, Yabanilik
Doğayı gerçekçi bir şekilde değil de, sanatçılar duyguları ifade edebilmek için canlı ve yoğun bir şekilde resmetmiştir. Biçimsel kurallara bağlı kalmazlar. Klasik tekniklerin kullanılmadığı, deneysel bir akımdır. Henri Matisse’in öncülük ettiği bu akım da amaç, doğayı olduğu gibi yansıtmak yerine sanatçının iç dünyasını ve duygularını anlatmaktır. 1905 ve 1908 yılları arasında kısa bir süre süren akım, modern resmin öncülerinden biridir.
4)Ekspresyonizm, Dışavurumculuk
1890-1939 yılları arasında dünya savaşı öncesi çöküntü yaşayan Almanya’nın pozitivizm, natüralizm ve empresyonizm akımlarına karşı ortaya çıkan sanat akımıdır. Bozulmuş şekiller, abartılı renkler ile sanatçının iç dünyasını yansıtılır. Çarpıcı renklerin kullanıldığı akımda gerçeğin biçimi bozularak resmediliyor. Edvard Munch’un Çığlık adlı tablosu ekspresyonizm akımı en güzel yansıtan tablolardan biridir.

5)Kübizm
Pablo Picasso’nun öncülüğünü yaptığı akım, Birinci Dünya savaşından önce Paris’te ortaya çıkmıştır. Resim sanatının empresyonizm akımında olduğu gibi görüneni resmetme olarak değil, akıl gücü ile her yönden resmedilmesini savunur. Nesneler görünmeyen bütün kısımları ile resmedilir ve farklı bakış açıları ile çevresinde dolaşıyormuş tabloya yansıtılır. Geometrik şekillere indirgenen resimler, aynı anda farklı bakış açıları görünmesini sağlar. Kübizm akımında Pablo Picasso, Georges Braque gibi sanatçıların eserleri bulunur.
6)Fütürizm, Gelecekçilik
1909 – 1920 yılları arasında çıkan akım, geçmişteki bütün estetik değerleri ve gelenekleri reddeder. Bütün modern sanat akımlarının kaldırılmasını, bilim ve teknolojinin yüceltilmesini savunur. Resim dışında edebiyat, müzik, tiyatro gibi birçok alanı etkilemiştir. Umberto Boccioni, Giacomo Balla gibi sanatçıların etkilendiği akımda, birçok sanatçı modern şehir manzaralarını tablolarına getirmiştir.

7) Dadaizm
1916 – 1924 arasında 1. Dünya savaşının etkilerine karşı rasyonalizmin ve mantığın sorgulanması ile savaş karşıtı bir akım olarak ortaya çıkmıştır. Kaotik ve mantıksız eserler ile şaşırtma amacı ile provokatif eserler yaratmışlardır. Marcel Duchamp’ın ‘Çeşme’ isimli eseri, pisuvarı sanat eseri olarak sunması ile tartışmalar yaratmış ve dadaizm akımını en iyi şekilde aktarmıştır.
8)Sürrealizm, Gerçeküstücülük
Birinci ve ikinci dünya savaşları arasında Avrupa’da ortaya çıkan akım, dadaistlerin birkaç eserini temelinde bulundurur. Genellikle nesnenin akla gelen ilk gerçek dışı anlamını değil, tam tersi insanda bıraktığı izlerin anlamına gelir. Bilinç ve bilinç dışının birleştiği bu akım, sanat ile insanın kendini tanımasını ve çözme gerektiğine inanır. Sanatta hayal gücünün serbest bırakılmasını isteyen Sürrealizm akımının en önemli temsilcileri Salvador Dalí, René Magritte ve Max Ernst’tir.

9) Bauhaus
1919 – 1933 yılları arasında çıkan akım modern mimarinin temellerini atmıştır. Adını Almanya’da Staatliches Bauhaus okulundan alan Bauhaus akımı sanat ve zanaatı birleştirmeyi amaçlar. Sanatın gündelik hayat ile iç içe olması gerektiğine inanan akım Form follows function” (Biçim işlevi takip eder) sözünü benimser. Özellikle mimari ve mobilya alanlarında sade ve işlevsel tasarımlar yapılarak kullanışlı tasarımlar yapılır. Sanatın toplum için ve ulaşılabilir olması gerektiğini savunan akımın en önemli isimleri Walter Gropius, Paul Klee ve Wassily Kandinsky’dir.
10) Soyut Sanat
Doğayı ve nesneleri olduğu gibi yansıtmak yerine çizgi, doku, renk ve biçimleri kullanarak sanatçının gördüğü gibi yansıtır. Bilinen figürler genelde yoktur. Jackson Pollock, Piet Mondrian ve Wassily Kandinsky gibi isimlerin öncülük ettiği Soyut sanat akımında mantıktan ziyade duygu vardır. Tek bir anlam taşımayan eserler herkeste farklı hisler canlandırabilir. Soyut sanatta ne gördüğünün bir önemi yoktur, önemli olan sanatçıya hissettirdiği duygulardır.

11)Minimalizm
1960’lı yıllarda soyut dışavurumculuğa tepki olarak doğmuştur. ‘Az, çoktur’ ilkesini benimseyen akımda işlevsellik ve sadelik önemlidir. Gerekli olmayan detaylar yerine anlama odaklanılır. Bilinçli olarak boş alanlar bırakılır. Sade renklerin ön planda olduğu akımda Donald Judd ve Frank Stella gibi sanatçıların eserleri bulunur. Sanat, tasarım, mimari ve müziğe etki eden sanat akımı zaman ile yaşam tarzı olmaya başlamıştır.
