EDEBİYAT- KİTAP

Alexandre Seurat: Sakar İncelemesi

Bazı kitaplar vardır… Alexandre Seurat’ın, Sakar romanı bu kitaplardan sadece biri, okurken sonunu bilmenize rağmen yanılmış olmayı dileyerek okuduğunuz bir roman. Sakar romanı Fransa da 2000 yılında yaşanan, medya da büyük bir yankı uyandıran gerçek bir olaydan yola çıkarak yazılıyor. Aile içi şiddetten dolayı hayatını kaybeden 8 yaşındaki Diane’nin hikayesi anlatılıyor. Onu hiçbir zaman kendi sözleri ile dinleyemiyoruz. Onun yerine anneannesi, öğretmenleri ve okul müdireleri gibi çevresindeki insanlar aracılığı ile hikayesine ortak olabiliyoruz.

Alexandre Seurat alışıldık anlatı yapısı ile olanları anlatmıyor. Hiç tam olarak dinlenilmemiş Diane, roman boyunca yine olanları anlatamıyor. Tanıklar olaydan sonra konuşmaya başlıyor. Bu anlatım tarzı okuyucuyu rahatsız etmiyor aksine her geçen sayfa geç kalmışlık hissini okuyucuya daha da iyi yansıtıyor. Suç gerçekten kimde? Sakar olduğu iddia edilen Diane ‘de mi yoksa onu koruyamayan toplumda mı? Roman dramatize etmeye gerek duymadan gerçeği tüm çıplaklığı ile okuyucuya aktarıyor. Sade ve yalın bir dile sahip olan Sakar romanında cümleler soğuk ve doğrudan çünkü anlatılanlar yeterince acı. Sosyal eleştirisi yüksek bu kurgu roman, okuyucuyu her yönden içine alıyor. Yazar eserinde okuyucuya küçük Diane için neler yapıldığını ve onu bu kötü sondan kurtarabilmek için nelerin eksik kaldığını okura anlatmaya çalışıyor.

Reklamlar

Kayyum, İp cambazı ve Küçük kardeş isimli eserler olsa da Türkçeye çevrilen ilk eseri Sakar oluyor. Alexandre Seurat’ın eserlerinde aile içindeki karmaşık ilişkileri, söylenmeyen sözleri ve çatışmaları sade ve akıcı bir dil ile okuyucuya aktarıyor.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir