Bu soru yüzyıllardır sadece sanatçılar için değil, sanata tutkun herkes için hatta arkadaş grupları arasında bile sıkça dönüp dolaşır. Bu tartışmanın en güzel tarafı da cevabın kişiye göre değişmesidir.


“Sanat sanat içindir”
Diyenler, sanatçının özgür olması gerektiğini savunur. Sanatçı herhangi mesaj kaygısı gütmeden, kalıpların dışına çıkarak, duygu ve düşüncelerini estetik bir şekilde yansıtmalıdır. Kişi bir tabloya bakarken ‘’ Şu sorunlara dikkat çekmiş, burada bunu anlatıyor’’ gibi düşünmek yerine kendini sanatçının hayal dünyasına bırakır. Sanatçının kendi dünyasını yansıtmaktan öteye gidemez. Sanat bir araç olmaktan çıkarak ‘’amaç’’ olur.
“Sanat sanat içindir” anlayışını savunan sanatçılar
Parnassianlar: ’’Sanat, sanat içindir’’ görüşü ilk olarak 19.yy Fransası’nda şairler grubu ile öne çıkıyor. Sanatın tek amacının güzellik olduğunu savunan şairler, sanatın toplumu iyileştirmek için haz vermesini sağlamaya çalışmıştır.
✨ Charles Baudelaire: Fransız şair.
Fransız bir şair olan Charles Baudelaire, şiirlerinde bireysel duygulara ve güzelliğe yoğunlaşmıştır. Bu görüşün en bilinen temsilcilerinden bir olmuştur.
✨ Théophile Gautier :“Sanat sanat içindir” anlayışını adeta slogan haline getiren Fransız şair ve yazar olarak bilinir. Sanat fayda sağlamak için uğraşmak yerine güzel olanın peşinden koşmalıdır. “Sanat, yararlı olduğu anda sanat olmaktan çıkar” sözü çok ünlüdür.
Türk sanatçılar; Türk edebiyatında bu düşünce 19. yy sonlarında Cenap Şahabettin, Halit Ziya Uşaklıgil gibi isimler tarafından benimsenmiştir. Romanlarında aşk, kişisel tatminler, bireyin iç dünyası ve hayallerini konu alarak, kişisel konulara odaklanmıştır.

“Sanat toplum içindir”
Anlayışını özümseyen sanatçılar ise, sanatı bir tür sorumluluk olarak görür. Sanat, insanlara dokunarak toplumsal sorunları dile getirmelidir. Bu sorunları ortaya koyarak topluma yön vermelidir. Bu anlayışı benimseyenler, sanatçının kendi hayal dünyasına kapanmak yerine, topluma karşı olan sorumluluğunu yerine getirmelidir.
“Sanat toplum içindir” anlayışını savunan sanatçılar
✨ Victor Hugo : Fransız edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan Victor Hugo, Sanat toplumun hizmetindedir.’’ anlayışının en önemli savunucularından biridir. Herkesin kitaplığında bulunan ‘’ Sefiller’’ isimli romanında adalet, yoksulluk, eşit haklar gibi birçok toplumsal sorunu ele alır. Edebiyatı toplumun kanayan yaralarına parmak basmak ve insanlara vicdanlarını hatırlatmak için vardır.
Türk sanatçılar; Namık Kemal, Ziya Paşa, Mehmet Akif Ersoy, Orhan Kemal ve Yaşar Kemal isimlerin benimsediği bu anlayışta özellikle Mehmet Akif Ersoy en güçlü temsilcilerinden biridir. Sanat toplumu eğitmeli ve uyandırmalıdır. Cumhuriyet dönemi romancılarından Orhan Kemal ve Yaşar Kemal köylünün, işçinin, yoksulların ve ezilenlerin hayatlarına eserlerinde sık sık yer verir.

Peki kim haklı?
Bu sorunun hala bir cevap bulamamasının sebebi aslında ikisinin de haklı olduğunu göstermektedir. Kişi sanatı fayda sağlamak, bakış açısını genişletmek için kullanılabilecek iken aynı zamanda haz almak ve ruhunu dinlemek içinde kullanılabilir. Belki de sanatın büyüsü burada: Hem bize hem topluma dokunabiliyor. Ama yine de soralım, sizce kim haklı?
